Aleviî Fıkıh Bİlgileri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Aleviî Fıkıh Bİlgileri

Mesaj tarafından Admin Bir Cuma Ekim 24, 2008 8:42 pm

Aleviî Fıkıh Bİlgileri

ŞER’İ DELİLLERİMİZ DÖRTTÜR
1-Kur’an-ı Kerim:
Müslümanların elinde bulunan Mushaf-ı Şerif’in, Yüce Allah’ın Kelamı olduğuna inanıyoruz. Onda herhangi bir tahrif ve değiştirme yoktur. “Hiç şüphe yok, o aziz bir kitaptır. Ona önünden de, ardından da batıl gelmez. Hikmet sahibi, çok övülen(Allah)’in indirdiğidir.” (Fussilet/41-42)

2-Sünnet-i Nebeviyye:

Bundan, Peygamber(as)’in sahih yolla bize aktarılan sözleri, davranışları ve onaylarını kasdediyoruz. Kur’an’dan sonra şer-i hükümlerin ikinci kaynağının sünnet olduğuna inanıyoruz. Kur'an'ın hükümlerinden birini inkar edenin kafir olacağı gibi kesin sünnetle sabit olan bir hükmü inkar edeni de kafir sayarız. Çünkü Sünnet-i Nebeviyye’nin kesinlikle Kur'an'ı Kerim ile çelişmeyeceğine inanıyoruz. Aynı şekilde Ehl-i Beyt imamlarının da sahih yolla bize aktarılan sözleri, davranışları ve onaylarını Sünnet-i Nebeviyye gibi delil kabul ederiz.

3-İcma:
İçlerinden masum imamın da bulunması itibariyle müslümanların icma ettikleri bir hükmün (Kur'an ve Sünnet’teki delilini bilmesek dahi) bizim için kesin geçerli olduğuna inanıyoruz. İcma, bu anlamıyla kesinlikle Kur'an ve Sünnet’e ters düşmez.

4-Akıl:
Akli delil, nedenler zinciriyle ilgili veya aklın tek başına hüküm verebileceği konularda geçerli bir delildir. Bu delil, bize göre fıkıhta yalnız müctehidin yararlanabileceği bir delildir. Müctehid, Şer’i hükümleri kaynaklarından çıkarma gücüne sahip olan kimseye denir. Halk da şer’i hükümlered, Hz.İmam Mehdi’den(as) gelen bir hadis uyarınca, “Nefsini (ganahlardan) koruyan, dinine sahip çıkan, nefsani tutkularına kapılmayan, Mevla’sının emirlerine uyan” bir müctehidi taklid etmelidirler.

FIKHI BİLGİLERE AİT İZLENECEK YOL
Her Alevi daha önceki bölümde açıklamaya çalıştığımız usul-i din’e kendi aklı oranında inanmalıdır ve kendince onlara delil getirmelidir. Fakat islam dinine ait fıkhi konularda ise şu üç durumdan birine tabi olmalıdır.

1- Ya Müctehid olup delillerden çıkarabilmelidir. Yani kendisi yukarda sayılan şer’i delillerden hüküm çıkarabilecek konumda olmalıdır.

2- Ya bir Müctehidi taklid etmelidir. Yani taklid ettiği müctehidin emirlerine göre hareket etmelidir.

3- Ve ya İhtiyat yoluyla amel etmelidir. Fakat bu ihtiyatta mutlaka yakini olmalıdır. İhtiyatla amel etmeyenlerin bir müctehidi taklid etmeleri farzdır.

Hükümlerde Taklid
Hükümlerde taklid, müctehidin fetvalarına göre amel etmektir. Taklid edilecek müctehid erkek, baliğ, akıllı, Alevi, helal-zade, hayatta ve adil olmalıdır. Yine, ihtiyaten farz olarak, taklid edilecek müctehid dünyaya düşkün olmamalı ve diğer müctehidlerden a’lem olmalı, yani Allah’ın hükmünü anlamada kendi zamanının diğer müctehidlerinin hepsinden üstün olmalıdır.

İnsanın taklid ettiği müctehid dünyadan göçerse, hayatta olan bir müctehidi taklid etmelidir. Ama bazı meselelerde bir müctehidin fetvalarına göre amel etmiş olan kimse, o müçtehidin ölümünden sonra bütün meselelerde onu taklid edebilir.

Müctehidin fetvasını elde etmenin dört yolu vardır:

1-Müctehidin kendisinden işitmek,

2-Müctehidin fetvasını nakleden iki adil kişiden işitmek,

3-Güvenilir ve doğru konuşan bir kimseden işitmek,

4-Müctehidin risalesinde (İlmihal kitabında) görmek, eğer insan o risalenin doğruluğuna güveniyorsa.

NECASETLER
Necasetler 11 Tanedir:

1- Bevl,

2- Gait,

3- Meni,

4- Murdar,

5- Kan,

6- Köpek,

7- Domuz,

8- Kafir,

9- Şarap,

10- Bira,

11- Necaset yiyen devenin teri,

NECASETİ TEMİZLEYİCİLER:
On şey necaseti temizler ve onlara Mutahhirat (Temizleyiciler) denir.

1- Su; Necasetin çeşidine göre ayrı ayrı şekillerde, belirtilen şekilde yıkamakla necaset temizlenir. Bu usuller fıkıh kitaplarında yazılıdır.

2- Yer; Yer, ayağın altını ve necis ayakkabının altını 3 şartla temizler.*Yer temiz olmalı, *Kuru olmalı, *Yol yürümek veya ayağı yere sürtmekle yok olmuş olmalıdır.

3- Güneş; Güneş, yeri, binaları, kapı ve pencere gibi binalarda kullanılan şeyleri ve ayrıca binadan bir parça sayılan ve binaya çakılan çivileri altı şartla temizler; bu şartlar ilmihal kitaplarında ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

4- İstihale; Necis olan bir şeyin cinsi, temiz bir şey olacak şekilde değişirse temiz olur ve buna istihale oldu denir.

5- İntikal; İnsan kanı veya sıçrayan kana sahip hayvanın kanı, sıçrayan kanı olmayan bir hayvanın vücuduna gider ve o hayvanın kanı sayılırsa temiz olur. Ve buna “İntikal” denir.

6- İslam; Eğer kafir, Kelime-i Şehadeti söylerse müslüman olur, müslüman olduktan sonra onun bedeni, tükürüğü ve teri temizdir.

7- Tabeiyyet; Necis bir şeyin, başka necis bir şeyin temizlenmesiyle temizlenmesine tebeiyyet denir. Ör: Eliyle bir şeyi yıkayan kimse, o şeyi ve elini birlikte yıkarsa o şeyin temizlenmesinden sonra eli de temizlenmiş olur.

8- Ayni-i necisin bertaraf olması,

9- Necis yiyen hayvanın istibrası; Yani artık “necaset yiyen” denmeyecek kadar necaset yemesi önlenmeli ve ona temiz yiyecekler verilmelidir.

10- Müslümanın kabolması; Müslümanın bedeni veya elbisesi yada onun ihtiyarında olan kap, halı ve benzeri şeyler necis olsa ve o müslüman kaybolsa; insan, onu yıkadığına veya akar suya düşmek dolayısıyla o şeyin temizlendiğine ihtimal verirse ondan sakınmak gerekmez.

ABDEST

Allah buyuruyor; “Ey İman edenler! Namaz için kalktığınızda (abdestsiz iseniz) yıkayınız yüzlerinizi ve dirseklerle birlikte ellerinizi, meshediniz başınızın bir kısmını ve kaab kemiklerine kadar ayaklarınızı...” (Maide-5

Beşinci İmamımız İmam Muhammed Bagır(as), Resulullah(sav) efendimizin abdest alışını fiili olarak şöyle tarif ettiler; “İmam, su dolu bir kap istedi. Önce ellerini yıkadı, sonra kabdan bir avuç su aldı, onunla yüzünün üst tarafından aşağıya doğru çekerek yüzünü yıkadı. Sonra bir avuç su alıp, dirsekten parmak uçlarına kadar sağ kolunu yıkadı. Sol kolunu da aynı şekilde yıkadı. Sonra, elindeki kalan ıslaklık ile başının ön tarafından bir kısmını meshetti, yine ellerinin ıslaklığı ile parmak uçlarından kaab kemiklerine (bilek hizasına) kadar ayaklarını meshetti.” (Furu-u kafi; c.3, s.24)

İşte, Allah’ın emrettiği ve peygamberimizin de almış olduğu abdest böyle idi.

ABDESTİN FARZLARI
1-Niyet; Allah’a yakınlaşmaya, abdest almaya kalb ile yönelmektir. Kalbinden geçirmektir.

2-Yıkamak:

a) Yüzü yıkamak; Yüzü, uzunluğuna, yukarıdan aşağıya doğru saçların çıktığı yerden çenenin sonuna kadar; enine ise; orta parmakla baş parmak arası kadar yıkamak gerekir. Yüzü yıkamak yukarıdan aşağıya (alından çeneye) doğru olmalıdır.

b) Dirseklerle birlikte elleri yıkamak; Eller dirseklerden aşağıya doğru parmak uçlarına kadar yıkanmalıdır.

3- Meshetmek

a) Başı meshetmek; Başın, alın hizasına düşen kısmından bir bölümü meshedilmelidir. Mesh; yüz ve dirseklerle birlikte eller yıkandıktan sonra eldeki geriye kalan ıslaklık ile yapılmalıdır. Hariçten su alınmamalıdır. Eğer eller kurumuş ise, yıkanmış yerlerden el rutubetlendirilir, bu ıslaklık ile mesh edilir.

b) Ayakları meshetmek; Direkt ayağa eldeki rutubetle, baş parmak ucundan topuk hizasındaki çukura kadar meshedilir. Hariçten su alınmalıdır. Eğer eller kurumuş ise, yıkanmış yerlerden el rutubetlendirilir, bu ıslaklık ile mesh edilir.

Ayak yıkamak veyahut mesh denilen ayakkabıya veya çorap üzerinden meshedilemez.

Abdestte yüzü ve elleri yıkamak ile başın önünü ve ayakların üzerini meshetmek farzdır.

Ağza ve burna su vermek müstehaptır. İstenirse yapılan amellerdir, zorunlu değildir.

Abdestin sahih olmasının şartları fıkıh kitaplarında ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

FARZ GUSÜLLER
Farz gusüller yedi tanedir.

1- Cenabet güslü;

2- Hayız guslü,

3- Nifas guslü,

4- İstihaze guslü,

5- Ölüye değme guslü,

6- Ölü guslü,

7- Nezir, yemin ve benzeri şeyler nedeniyle farz olan gusül.

İster farz olsun ister müshehap gusül şu şekilde alınır; Önce bedenin temizlenmesi gerekir(suyun geçmesine engel olacak şeylerden vücud temizlenir), sonra niyet edilir ve Beden üç’e ayrılır. Önce baş ve boyun, sonra bedenin sağ tarafı sağ omuzdan aşağı, sonra sol tarafı sol omuzdan aşağı doğru yıkanmalıdır.

Burada kuru yerin kalmaması farzdır.

NAMAZ
Namaz dini amellerin en mühimidir, eğer Alemlerin Rabbi huzurunda kabul buyurulursa diğer ibadetler de kabul olur, eğer kabul buyurulmazsa diğer ameller de kabul olmaz. İnsanın namazı vaktin başlarında kılması iyidir. Resulullah(sav) buyuruyor: “Namaza ehemmiyet vermeyip onu hafife alan bir kimse, ahiret azabına layıktır.” İnsan dikkat edip namazları acele ve hızlı kılmamalı ve namazdayken Allah’ı hatırlayıp huzu’, huşu ve vakar içerisinde olup kiminle konuştuğuna dikkat etmeli ve kendisini, Alemlerin Rabbinin azamet ve büyüklüğü karşısında çok hakir ve naçiz bir şey görmelidir. Eğer insan, namazdayken bu hale tam dikkat ederse kendisinden habersiz olur. Yine namaz kılan kimse, tevbe ve istiğfar etmeli ve namazın kabulüne engel olan hased, kibir, gıybet, haram yemek, içki içmek, humus ve zekat vermemek gibi günahları ve hatta bütün günahları terketmeli. Ayrıca namazın sevabını azaltan işleri yapmaması, mesela, uykulu bir halde iken ve idrarı sıkıştırdığı bir halde namaza durmaması ve namaz esnasında gökyüzüne bakmaması iyidir ve yine namazın sevabını artıran işleri de yerine getirmesi, mesela, akik yüzük takması, temiz elbise giymesi, taranması, misvak kullanması (dişleri fırçalaması) ve güzel koku sürmesi iyidir.

FARZ NAMAZLAR
Farz namazlar altıdır;

1-Günlük namazlar; Günlük farz namazlar beştir.Sabah, İki rek’at; Öğle ve İkindi, her biri dört rek’at; Akşam, üç rek’at; Yatsı, dört rek’at olup toplam onyedi rek’at farz namaz vardır. Yalnız yolculukta iken dört rekatlı namazlar ikişer rekat olarak günlük farz namaz toplam onbir rekat olarak kılınır.

2-Ayat namazı; Zelzele, güneş tutulması, ay tutulması gibi insanları korkutacak olaylarda farz olan namazdır.

3-Cenaze namazı; Ölüyü defnetmeden evvel cemaatle yapılan duadır.

4-Tavaf namazı; Hacca giden yada umre yapan kimsenin kılması gereken namazdır.

5-Büyük oğul üzerine farz olan babanın kaza namazı; Eğer baba, namaz ve orucunu yerine getirmemiş olursa, Allah’ın emrine itaatsizlikten terketmeyip kaza edebilecek halde imişse, ölümünden sonra büyük oğula kaza etmesi farzdır; ya onları kendisi yerine getirir veya başkasına yaptırır. Allah’ın emrine itaatsizlikten terketmiş olsa bile ekseri ulemanın fetvalarına göre farz olarak büyük oğul aynı şekilde amel etmelidir. Babanın yolculukta tutmadığı bir orucu kaza etmesi mümkün olmamışsa bile yine aynı şekilde büyük oğul kaza etmelidir.

6-Ücret, nezir, yemin, ahd dolayısıyla farz olan namaz; Bir kimse, başka bir kimsenin yerine veyahut kendi kendisine ahdederek, yemin ederek yada herhangi birisinin kaza namazını eda için ücret karşılığında kılınan namazlar.

NAMAZIN FARZLARI
Namazın farzları Onbirdir;

Bu farzların bazıları rükundur. Yani bunları bilerek veya bilmeyerek eksik veya fazla yapmak namazı bozar. Bunlar beş tanedir, 1-Niyet, 2- İftitah (Başlangıç) Tekbiri, 3- Kıyam, 4-Rükü, 5-Secdeler

1- Niyet; İnsanın yaptığı şeyi ve niçin yaptığını kalbinden geçirmesidir. Mesela; dört rek’at öğle namazı kılıyorum kurbeten ilallah sözünü diliyle söylemesi gerekmez.

2- Kıyam; Ayakta durmak, elleri yanlara salmak.

3- Tekbir; Her namazın başlangıcında ve her rükun’un aralarında geçiş için söylenen “Allahu Ekber” sözü.

4- Rüku; Elleri dize koyarak eğilmek.

5- Secdeler; Alnın, avuç ayalarının, dizlerin ve ayak parmak uçlarının yere değmesi. Burnun değmesi ise sünnettir.

6- Kıraat (Okumak); Fatiha suresi ve tam bir sureyi okumak.

7- Zikr; Rukü ve secde de Allah’ı anmak.

8- Teşehhüd; İnsan bütün farz namazların ikinci rekatlarında, akşam namazının üçüncü rekatında, ikindi, yatsı ve öğlen namazlarının iki ve dördüncü rekatlarında bedeni sakin olduğu halde oturması.

9- Selam; Namazı bitirmek için, teşehhüdden sonra okumak.

10- Tertib; Namazı sırası ile kılmak.

11- Muvalat; Namazın farzların peşpeşe ve aralıksız yerine getirmek.
avatar
Admin
Yönetici
Yönetici

Mesaj Sayısı : 24
Yaş : 25
Kayıt tarihi : 23/10/08

Kullanıcı profilini gör http://aleviyiz.4rumer.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz